3 Ekim 2009 Cumartesi

Süper Vali


Ortaokul yıllarında yeni yeni başlamıştım adam akıllı kitaplar okumaya. Bunlardan bende en çok iz bırakanı Ayşe Kulin’in “Köprü” kitabıydı. 90’lı yılların siyasetçileri benim çocuk dimağımda bile düzgün bir iz bırakamamışlardı. Fakat Köprü’deki vali “Faruk Bey” mükemmeldi, işte böyle olmalı demiştim. Hayran kalmıştım. Müthiş bir mücadele veriyordu herşeyle, herkesle.  Arkadaşlarım örümcek adama, Batman’a, bense Erzincan Valisi Faruk Beye süper kahraman diyordum.  Lise yıllarımda valinin gerçek olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım, çünkü o benim gözümde bir süper kahramandı, hayaldi yani. 2002’nin Kasım ayında, annem Vali’nin bir kaza sonucu öldüğünü söylediğinde yine inanamadım, çünkü süper kahramanlar hiç yenilmez ve ölmezlerdi.
 
  Daha sonra hayat koşuşturması girdi araya, çokta tanıyamadım aslında valimi. ÖSS, üniversite derken –itiraf ediyorum- unuttum onu. Büyüdük ya sözde, daha mühim işlerle uğraşmaya başladık. Vali filmini izlediğimde eski arkadaşımı tekrar hatırladım.  Köprü’yü okurken nasıl kızdıysam, heyecanlandıysam, nefret ettiysem yine aynı duyguları daha şiddetli şekilde hissettim. Sakin ve uysal mizaçlı ben, sinirden oturamıyor, sağa sola küfürler saydırıyordum. (filmi izleyenler anlayacaktır)    
 
Hepiniz hayal meyalde olsa hatırlarsınız Recep Yazıcıoğlu’nu ya da diğer isimleriyle: süper vali, sıradışı vali, deli vali vb. Benim için ise o, hala bir süper kahraman. 

Neysi... 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder